19 Temmuz 2011 Salı

neden mor?

Annemle babam 1982 senesinde evlenmişler.. Annem dört kız kardeşin en küçüğüymüş ve daha onsekiz yaşındaymış.. Sadece en büyük ablası evliymiş.. Ailesine babamla sevgili olduğunu, görüştüğünü bile söyleyememiş, çekinmiş hep.. Babam ise dört erkek, bir kız kardeşin en büyüğüymüş. Bir sene önce babasını kanserden kaybetmiş.. (Ne tesadüftür ki evliliklerinin yedinci senesinde baba bildiği ikinci insanı da, yani annemin babasını da kanserden kaybetme gibi bir şanssızlıkla karşılaşacaktır.) Babadan kalan borçları ödemekle ve aileyi ayakta tutmakla uğraşıyormuş o sıra.. Para yok ve borç çok fazla olduğu için annemi istemeye cesaret edememiş hiç.. Hiç bir zaman öyle bir girişimde bulunamamış.. 
Ne o ne de annem kendilerinde böyle bir cesaret göremedikleri için, annemin okulunun son günü karneleri bile alamadan kaçmaya karar vermişler.. Gece iki tarafa da haber yolamışlar, biz evlenmek istiyoruz diye.. Sonrası mı? O gece karakolda bitmiş.. Babamı nezarethaneye atmışlar, annemi dedemle konuşturmuşlar.. Ve annemin yaşı tuttuğu için, ve de istediği için dedem sesini çıkarmamış. Babam da bir gece orda kaldıktan sonra sabahı yenide beraberlermiş..
Aileler arası süreç başlamış sonra.. Gel-gitler, ne yapacaklarına karar vermeler.. Ve yedi günün sonunda düğünleri olmuş telli duvaklı gelin olmuş annem.. Yine kendi evinden, babasının ocağından, annesinin kucağından çıkmış yola.. Düğününe tüm sevdikleri gelmiş, tüm ablaları, tüm ailesi.. Tek içinde kalan yara dedemin düğüne gelmemesiymiş.. Dedem kaldıramamış ve gidememiş düğüne..
İşte böyle bir aşk hikayesinden doğan ilk çocuğum ben.. Babannemlerle aynı evde yaşamanın, geçim derdinin, babamın ve annemin üzerine binen sorumlulukların ve yüklerin üstüne gelen, zaman zaman onların yükünü biraz daha arttıran zaman zaman biraz azaltan bir çocuğum..

1983 senesinin sıcak bir mayıs günü süslenip üzerine mor hamile elbisesini giyip kontrole diye evden çıkıp, aynı mor elbise ile beni kucağına alan annenin çocuğuyum.. Bu yüzden midir bilmem moru bu kadar sevmem.. Annem seni doğururken üstümde mor elbisem vardı, o yüzden bu kadar seviyorsun belki de der hep.. Nasıl doğum yaparken üstünde elbise vardı ki serim anneme.. O da o zaman öyleydi çıkartmadılar der bana.. Bu yüzdendir belki de mora tutkum...

20 Şubat 2011 Pazar

mavi bisiklet..

çocuktum henüz.. babamdan bisiklet istiyordum sürekli.. çevremdekilerin vardı heralde hatırlamıyorum.. kaç yaşında olduğumu da hatırlamıyorum ama ilkokul 1 ya da 2 olmalıyım.. sonra bir gün babam mavi bir bisikletle geldi..markası garip bişey olan.. neden mavi aldığını sormadım hiç çünkü o an sevmiştim onu bağlanmıştım ona.. oysa kızlara kırmızı alınır diye de geçmişti sanırım içimden.. şimdi düşünüyorum da neden maviydi acaba.. orta boy bir bisikletti ve zor yetişiyordu henüz boyum.. yanına iki küçük tekerlek taktı  sonra babam.. öyle öğretmeye çalıştı ama olmadı öğrenemedim yandaki tekerleklerle, onları çıkarınca kocaman bisiklet gene düşüyordu.. benden ağırdı belki de.. ya da çocuk aklımla ben öyle görüyordum.. sonra sil baştan başladık öğrenmeye.. o beni tutardı ben kullanırdım.. ama ara ara bırakırmış ve ben sürüyormuşum o haliyle de.. bunu söylediğinde kendimi yerde buldum bir keresinde.. o da pes etti sonunda.. ''artık öğrendin kendin kullanıyorsun bundan sonra sana yardım etmiycem'' dedi.. skılmıştı belki de benle uğraşmaktan..
süşe kalka yolda kullanmaya başladım.. düştüm dizlerim yara oldu kabuk oldu, geçti yine düştüm.. bacaklarımda geçmeyen morluklarım oldu, yaralarım, çiziklerim, kabuklarım oldu.. ama öğrendim.. ilk sevdalım koyu mavi bisikletim oldu.. öyle güzel bişey değildi ama benimdi..

16 Şubat 2011 Çarşamba

perspektif

''yüzün göğsüme yaslanmış yeni daldın uykuya.. şafak süzülürken odana, güneş düşmüş saçlarına..ilk defa bu sabah paramparça hayatım bir bütün, sadece bir gece seninle eksizsizim..''

  
en son ne zaman hissettim bu duyduyu.. çok uzak değil sanki.. ama çok da yakın değil..ya da belki sadece o an hissettim ve sonra herşey gerçekliğimde kayboldu tekrar.. ''aşk tesadüfleri sever'' film bu ya.. film işte adı üstünde.. gerçek hayatta böyle tesadüfler olmuyor, ya da bizi/beni bulmuyor.. o filmdeki gibi çocukluk aşkım olmadı hiç.. bir şeyi hiçbir zaman çok istemediğim içindir belki de.. hiç birisi için camda beklemedim ben.. ne küçükken ne de büyüdüğümde.. hep tesadüf olsun istedim hoşlandığım kişinin karşısına çıkmak istedim aniden ama ya cesaretim olmadı, ya da zaten öyle bişey yoktu..
sonra bir gün artık tesadüflere inanmayı bıraktıktan sonra, çok sonra belki de.. kalbimi kırdıktan sonra tesadüfler.. hayatıma tesadüf eseri birisi girdi.. daha önceden tanımıyordum onu.. belki de o kadar da büyük tesadüf değildi de.. ama işte bundan çok sene önce bir gün birisi girdi böyle hayatıma.. kendisi yarattı tesadüfleri, mucize dedi bunlara zaman zaman.. bense inanmak istemedim.. vazgeçmedi.. 
şimdi mi? bilmiyorum hala tesadüfler var mı? 

''kalktım sesszice yanından, yeni güne karıştım.. nefesin havada altın tozu, yabancıyım bu duyguya.. ilk defa bu sabah huzurlu sakin kayıp ruhum..dün gece hayata seninle yeniden doğdum..''

6 Kasım 2010 Cumartesi

çikolatamı asla paylaşmam..

bir yazı okudum ''bir parça çikolatanızı paylaştığınız insanlar size yabancı olabiliyordu..'' diye..
oysa ki bir parça çikolatanı yoldan geçen küçük bir çocukla da paylaşabilirdin, otobüste yanında oturan yaşlı teyzeye verebilirdin bir parça, yanında televizyon izleyen sevgiline verirdin kırıp fıstıklı çikolatandan kocaman bir parça, ya da sana kahve içmeye gelen yeni tanıştığın arkadaşınla paylaşırdın bir parça bitter çikolatayı.. bazen annenle nescafe içerken bölüşürdün bi tane gofreti, bazen çay içerken bi ısırık verirdin kardeşine en sevdiğin çikolatadan, bazense gizli gizli yerdin bayram için alınmış çikolataları şekerlikten..
çikolatanı paylaşmak için dost olmana gerek yok birisi ile.. ya da dost olduğun insanı bir çikolata için terketmene gerek yok.. kahvenin yanında en sevdiğim antep fıstıklı bitter çikolatayı, çayın yanında browni intensi, ya da sabah kahvaltıda bir dilim ekmeğin üstüne sürdüğüm nutellayı paylaşırım dostumla ya da sevdiklerimle ya da sevgilimle.. sevgimi de katarım hepsine bir parça..
ama benim için içinde nefret biriktiren birisi ile çikolatamı paylaşmam asla.. daha değerli birileri vardır onun yerine vereceğim bir parça.. 

4 Mayıs 2009 Pazartesi

Ve aslan kuzuya aşık olur!

kız korkuyordu çocuğun onu seçmesinden, çocuğun onu seçmiş olmasından,çocuğa aşık olmaktan, ona kapılmaktan, onu sevmekten.. korkuyordu tüm olacaklardan..
çocuk korkuyordu kızın büyüsünden, kızın bakışından, kıza karşı koyamamaktan, kıza karşı güçsüz olmaktan..çocuk korkuyordu gelecek günlerin getireceklerinden..
sonra bir gün karşı koyamadığını, karşı koyamayacağını anladı çocuk kıza.. bir gülümseme, bir bakış yetti başlangıca..herşeyin başlangıcına..bir elin uzanışı yetti hem mutluluğa hem acıya..
kız korkaktı.. bilmiyordu, korkuyordu..
çocuk ürkekti..hem acı çekiyordu, hem karşı koyamıyordu kıza karşı..
bir soru bir soru daha ikisini birbirine yaklaştırdı yavaş yavaş..yaklaştırdı tüm korkulara, tüm engellere rağmen..tensel bir çekimdi..
sonra..
sonu henüz yazılmadı tüm bunların..

15 Şubat 2009 Pazar

bir cevap,bir özeleştiri

zaman ve yer..doğru kişi miydi diye düşündüğüm anlar..acaba yine mi hayal kırıklığına uğrıycam, ya da yine mi hayal kırıklığına uğratıcam..
kışın kendisini bahara bıraktığı günlerdi..güneşin bir kaybolup bir göründüğü..öyle bir günde girdin hayatıma..seni tanımıyordum hiç bir fikrim yoktu hakkında..gelicem,gelmiycem,gel,sen gel derken böylece bir ayı geçirdik..birbirimizi sanal alemde tanıyarak,sorular sorarak,oyunlar oynayarak..bir zamanlar birine ''en iyi oyun arkadaşımı kaybettim'' dediğimde ''üzülme daha iyisini bulursun'' demişti bana..inanmamıştım o gün..oysa şimdi uzaktan baktığımda inanıyorum buna..doğruymuş dedikleri..ben en iyi oyun arkadaşımı buldum ve kaybetmedim..
sonra bir gün buluşmaya az kala gördüm seni bi kamera görüntüsünden..
ve o gün ilk gün..uyuyamadım bütün gece..artılar eksiler çıkardım kendimce yazdım çizdim durdum..bir artılar çoğalıyordu seninle tanışmam için bir eksiler..sabah erkenden kalkıp duş aldım..bütün gece yazıp çizdiğim kağıda baktım..evet eskiler galip gelmişti!!sonra ne mi oldu?içimdeki sese kulak verdim ve dışarı attım kendimi..otobüse bindim ve 40 dakika düşünme payı verdim kendime..bütün yol düşündüm gitsemmi gitmesemmi diye..gelmiycem diye mesaj çektim sana, aradın sonra beni sesin gel diyordu..içimden bir ses git diyordu..çok düşündüm..ve aslında hiç düşünmedim..sadece dinledim..bindim otobüse ve kilometrelerle yarıştı zihnim..yolun sonunda eğer gelmemişse binip giderim dedim ne kaybedicektim ki!otobüsün camından baktığımda oradaydın..gri montun ve başındaki kapşonunla saçlarını buklelerini gördüm önce..ne güzeldiler..sonra gülümsemeni..sımsıcak karşılardın beni..içten sıcak ve biraz çekingen,utangaç..gün nasıl geçti bilmiyorum..bir gün içinde arkadaş sevgili yeni aşık ve herşeyim oldun..gecenin sonunda bir çift göz bana bakıyordu ve kalbi heyecanla atan bir çift el tutuyordu elimi..
sonra mı? rüya gibiydi herşey..ama her rüya kısa sürmezmi..otobüs bizi yine ayırdı birbirimizden..döndüm başladığım yere..gerçekmiydi bütün bunlar?inanamıyordum..inanmak istiyordum..o anda telefon çaldı? ''vardın mı seni merak ettim..özledim seni'' evet gerçekti herşey..
tekrar görüşeceğimiz zamanı hesaplıyorduk ve gün sayıyorduk..korkuyordum..her sabah olmıycak bu diyordum..her akşam olmıycak bu diyordum..sonra sesini duyuyordum..evet olucak diyordum..ve seni özlüyordum..
günler günleri kovaladı sen geldin ben geldim..sonra ayrılık yollar girdi araya özlemler girdi..özledik..bekledik..sevdik..ve inandık doyasıya..bir gün hayatımızın en zor günü karşıladı bizi..sınavdan geçirdi..''git'' dedim sana, gitmedin ''yanındayım'' dedin..çaba harcadın..ağladım telefonun bir ucunda, ağladın telefonun diğer ucunda..bu zamanları atlattık..
şimdi 3 yılımız bitmeye yakın gene mi sorguluyoruz birbirimizi, genemi sorgulamaya çalışıyoruz ilişkimizi?3 koca yıl! severek, özleyerek,bekleyerek,inanarak..
şimdi bu soruları sormanın zamanı değil sevgilim..bu kadar inanmışken birbirimize,bu kadar zaman geçirmişken, ve bu kadar özlerken..
seni seviyorum..seni özlüyorum..zaman zaman gelgitlerimle seni boğsamda inanıyorum ''BİZ''e..
sorularının cevabı ''evet'' sevgilim..
seninle herşeye ''evet''