9 Ocak 2014 Perşembe

Özlem





Aynı bu balona benzetiyorum şu an hayatımı.. Bir orada bir burada.. Çoğu zaman kendime tekrarlıyorum ''herşey yolunda ve hayat güzel gidiyor'' diye.. Ama yine de içimdeki özlemi dindiremiyorum çoğu zaman.. Evimi özlüyorum.. Şu an kendime ait bir evim var ama ''ev'' diye kastettiğim annem ve babamla yaşadığım yer.. Ev diye kastettiğim Edirne sanırım..
Oradan oraya konup duruyorum.. Bir gün Antalya' da uyanıyorum bir gün Londra' da.. Bu güzel bir şey gibi duruyor.. Lüks otellerde kalıyorum, kendi paramla pek kalamayacağım.. Ama buna hala alışabilmiş değilim.. Özlüyorum.. herşeyin ötesinde çocukluğuma ve beni ben yapan değerlere olan özlem çok büyük..
Bazen kendimi sen beş yıl ailenden ayrı başka bir şehirde okudun diye avutuyorum. Ama olmuyor. O zaman istemediğimde derse girmeyip atlayığ evime gelirdim. Bilirdim benim orda beni bekleyen bir evim var diye.. Şimdi ise benim bir evim var ve ordaki her istediğimde koşamayacağım bir yer... Yatağımın odamın kokusunu özlüyorum çoğu zaman.. Yaşadığım sıkıntıları bile özlüyorum..
Ve bazen lise yıllarında aldığım bir kasetteki şiir geliyor aklıma.. 

http://www.youtube.com/watch?v=QLT9e8nwdpc

''Şimdi telefon açsam sana sesini duymak da yetmiyor ki.. Hep aynı cümleler. Babamlar nasıl? İlacını aldın mı? Nedenini bilmediğim bir ağlamak var içimde. Bir yerlere sığdıramıyorum yüreğimi.''

 ''Bazen dalıp giderdin mutfakta yemek yaparken tahta kaşıkla tencerenin başında öylece ne düşünürdün acaba? Özlemek çok fena anne, anlamak seni daha da fena.''

''Omuzlarım ağrıyarak uyanıyorum sabahları. Benim kızımın omuzlarımı ovmasına daha çok var.'' 

''Gittikçe sana mı benziyorum ben?''

 ''Şimdi duysan bunları, ne üzülürsün mutsuz mu kızım diye, çoktan kendinden vazgeçmiş bir sesle. Mutsuz değilim de anne, yağmura ve mutfağımdaki kedere çare bulamıyorum.'' 



15 Eylül 2013 Pazar

gülümse...

Yarın okullar açılıyor.. Bunun benimle hiç bir alakası yok artık.. Ne okuyorum, ne de çocuğum var okula giden.. Ama nedendir bilinmez aklıma geldi ilkokul, ortaokul ve lise pazar gecelerim..
Hiç sevmezdim pazar gününü.. Ertesi gün okula gitmek için hazırlan, önlük sonra da gömlek etek derdi.. Ödev derdi.. Hiç sevmezdim bunları..
Şimdi ise düşünüyorum da aslında ne kadar da güzelmiş o günler.. Aslında ne kadar da tasasızmış..
Ve nedense aklıma bu şarkı ile birlikte geldi, küçük bir gülümsemeyle...


http://youtu.be/YpPBONKevj4

31 Mart 2013 Pazar

sana-anne eli değmiş gibi..

Geçe gün markete bir ikişey almaya girdiğimde Sana' nın yemek kitabıyla karşılaştım. 4 tane margarinle birlikte satılıyordu ve de eski sana paketlerindeydi.
 Hatta o kadar ki eskiden sanaların kulakçıklarını keserdi annem puan biriktirirdi onlarla.. Ne alındığını çok hatırlamıyorum ama çok hoşuma giderdi. Bunda da aynısı vardı.. Ki çok hoşuma gitti. Tek farkla, yine puan vardı ama artık sitesine giriliyordu puan.. Oraya da üye oldum ve şifreyi girdim.


 Yemek kitabına gelirsek hoşuma gitti. 90' lı yıllardan da bir sana yemek kitabımız vardı. Bu da nostalji gibi oldu. Tatlılara olan düşkünlüğümden olsa gerek ilk denediğim tarif ''Çikolatalı kurabiye'' oldu.. Ben kitapta yazanın iki ölçüsünü yaptım ve bir farkla çikolatanın yanına fındık da ekledim ve afiyetle yedim. Çok da lezzetli oldu bence :)




Yanında kahve ile afiyetle de yenir. :)

16 Şubat 2013 Cumartesi

yaşım çocuk

http://www.izlesene.com/video/mabel-matiz-yasim-cocuk/6808221
Bir iki gündür bu şarkıya takmış durumdayım..Normalde Mabel Matiz' i pek dinlemem.. Pek dediğimde, kardeşim indirmişti benim bilgisayarıma bir kere dinledim o da şarkılarının hepsini dinlemedim sonra da kaldı o albüm öyle dinlemedim bir daha. Sonra geçen gün kimler ne albüm çıkarmış diye bakarken Mabel Matiz' in ''Yaşım Çocuk'' albümü dikkatimi çekti. Daha doğrusu Albümün ismi ilgimi çekti ve merak ettim şarkıyı. Albümü indirdim, bir kere derken üst üste aynı şarkıyı dinledim. Şarkının sözlerine daldım. Daldıkça daldım.. Analiz etmeye çalıştım.. Kendimden bir şeyler ekledim ve çıkardım. ''Yine günlerden son yaz yine yaşım çocuk'' derken kendimi.. Tüm gün mırıldanır buldum bu sözleri.. ''Geçmiyor hiç gözlerimden'' dedim kendi kendime.. ''Bir hayal burktum en sol yerimden'', en sol yerim kalbim acıdı.. ''Sen bana sır, ben sana yar''..
Daha bir süre bu şarkıya takılı kalırım. Diğer şarkılarını da dinledim albümün ve daha önceki albümünde olanları da.. Ama bu şarkıyı iyice içime sindirince geçerim sanırım diğerlerine.. Sesteki ahenk beni başka bir mekana götürüyor her seferinde... Hep aynı yere gidiyorum nedense...

31 Ocak 2013 Perşembe

şarap kızılı

''Bir bardak kırmızı şarap uzattı elime fütursuzca.. Sanki o olanlar hiç yaşanmamış gibi.. Durdum, baktım yüzüne.. Kayıtsızdı, umursamaz biraz da.. O an aklından geçen şeyleri öğrenmek isterdim.. Oysa yüzü tamemen ifadesizdi.. İfadesiz ve günün bittiğini anlatan bi ifade..
Oturduğum yerde uzun süre kaldım hareketsiz.. Kadehi dudaklarıma değdirdim, ne kadar da soğuktu bardak ve şarap.. Ve kalbi.. İçime sıcak bir şeyler aktı.. Aktı ve ben bir şey diyemedim.. Dudaklarımı ısırdım..  Birşeyler yitmişti bilinmezde.. Oysa ki eşyalarını topluyordu içeride.. Bu bir ayrılıktı.. Gömlekler ve kazaklar ve cd' ler üst üste düzensizce yığılıyordu mavi bavulun içerisine.. Aceleyle.. Sanki bir şeyleri kaçırmış gibi.. Yetişmek ister gibi olmamışlığa.. Yetişmek ister gibi yenilere..
Gözler birbirine değmedi bu andan sonra hiç.. Hep kaçtı birbirinden.. Söylenmeyen sözler dilin ucunda kaldı.. Susuldu.. Çokça susuldu.. Ayrılık vaktiydi.. Bir oda, bir ev, bir kent ve bir insan geride bırakılmalıydı. yeni bir yaşam için.. Yaşanması gereken son yaşananlar da kırık dökük yaşanmaya çalışıldı.. Olmadı yine de eksik kaldı, ya da fazla geldi..''
http://fizy.com/#s/1ah5o4

29 Aralık 2012 Cumartesi

2013

2013' e az kala.. Dış görünüş itibariyle hayatım gayet yolunda gözüküyor.. Geçici olduğunu düşünsem de bir iş buldum, ne işe yaradığını bilmediğim doktora da yeterlilik aşamasını geçtim, yolunda giden bir ilişkim var, sağlığım yerinde, hayat güzel (?), vs vs.. Diyorum ya dış görünüş olarak yolunda...
Aralık ayıyla birlikte bir işe girdim. Hem bulunduğum kentten ayrılmadım, hem de gün içinde 12 saat çalışsam da ayda 15 gün çalışıyorum. Bu da güzel mi değil mi anlamış değilim. Etrafımdakilere göre ''ne güzel ayda 15 gün çalışıyosun, kalan süre sana kalıyor'' gibi bir yorumla karşılaşıyorum. İşin aslı sabah 7.00 de kalkıp akşam 21.00' de evde oluyorum ki artık pilim bitmiş oluyor o saatten sonra. Hele de ertesi gün yine işe gideceksem artık pek de bişey beklemeyin benden.. Çalıştığım işin kimya ile yakından uzaktan bir alakası yok. Ki zaten artık kendimi kimyager olarak da hissetmiyorum. Yani bana çooook uzak bir ünvan o.
Yaşadığım kenti seviyorum sevmesine de.. Hep bir yalnızlık hissi..
Kendimi hiç de istediğim yerde görmüyorum.. Yani bir amacım kalmadı artık.. Sadece nefes alıyorum gibi geliyor bazen..
Doktoraya gelince.. Şu sıra hocam benden daha çok çaba gösteriyor.. Yılbaşı sonrası sunum yapmam lazımmış tez önerisi için ve benim isteksizliğim onun istekliliği ile birleşip, bana sürekli bir şeyler yollayıp şunu hazırla deyip duruyor.. Ben artık pek de gerekli olduğunu düşünmüyorum. Olsa da olur olmasa da modunda olduğum için..
Ve 2013 ikizlerin yılıymış öyle diyorlar.. Benim pek umudum yok ama belki diyorum yine de..

6 Kasım 2012 Salı

çikolata

Çikolata candır.. Hayatımda çikolatanın önemli bir yeri vardır. Tabi ki kaliteli ise.. Mutluyken de çikolataya sarılırım, mutsuzken de.. Her daim kurtarıcımdır benim.. Uzun zamandır çikolata yemeden geçirdiğim bir günüm olduğunu hatırlamıyorum. Tiryakilerin bir şeyi bırakmaya çalıştıkları gibi zaman zaman kendimi frenleyip yememeye çalıştım, ama bu daha çok düşünmekten başka bir işe yaramadı. :)
Rutinimdir.. Mesela her sabah güne bir dilim nutella' lı ekmek ile başlarım. Eğer evdeysem arada gidip bir kaşık alırım. Ya da kahvenin yanında bir parça çikolata yerim, bitter tercihimdir.. Beyaz çikolata sevmem, benim için çikolata kahverengi olmalı, parlak olmalı ve güzel koklamlı.. Arada şemsiye çikolata ister canım artık büyüsem de.. Çocukluğum aklıma gelir onu yerken.. Keki çikolatalı severim, çikolata parçalı kurabiyeye hayır demem.. Kısacası hayatımın her anında vardır..
Bu bayramda bana hediye gelen çikolata kutusu.. Çok güzel kurdeleli bir şekilde ambalajlıydı.. Açtığım gibi fotoğrafını çektim, kimseye yedirmeden.
Hoşuma gitti değişik yapmışlar. Şu çilek şeklinde olanlar bitter ve içinde çilek kreması var. Ceviz şeklinde olanların içinde cevizlli krema var. Zarf şeklinde olanlara antep fıstıklı krema yapmışlar. Diğerleri çikolata kremalı içi de.. Bir tane de üstü kahve çekirdekli olan çıktı ki bu kutuda favorim oydu. :)
Elitin çikolataları bunlar.. Ve daha önce de kocaman bir kutuya sahip olmuştum. Bu kutuda onlardan yok ama benim favorim badem krokanlı olanlar :)